Kağıt

Öğrenci Sanat Rehberi

Vertumnus ve Pomona

Adı Sınıf Tarih

Paulus Moreelse, Vertumnus ve Pomona (1625), Museum Boijmans Van Beuningen. Kamu malı.

Bilgiler

Sanatçı
Paulus Moreelse artsdot.com/tr/artists/paulus-moreelse_tr/
Sanatçının tarihleri
1571 – 1638
Boyalı
1625
Teknik
Tuval Üzerine Yağlı Boya
Orijinal boyut
130 x 114 cm
Akım
Baroque Mannerism
Gerçekleştiği yer
Museum Boijmans Van Beuningen artsdot.com/tr/museums/museum-boijmans-van-beuningen-rotterdam_tr/
Artistic style
Pastoral İdiylliği
Influences
Michelangelo Merisi da Caravaggio
Notable elements or techniques
İç mekan tasviri, mitolojik sahne
Subject or theme
Ürünlü bolluk ve bereket

Bağlam içinde

Vertumnus ve Pomona — Paulus Moreelse

Boyutu nedir?

Orijinal boyutları 130 × 114 cm (yükseklik × genişlik) olan eser, burada ortalama boydaki bir yetişkinin yanında sunulmuştur.

Bu ne zaman boyandı?

  1. 1570
  2. 1580
  3. 1590
  4. 1600
  5. 1610
  6. 1620
  7. 1630

Gölgelenmiş: Paulus Moreelse'in yaşam süresi (1571–1638) ▲ bu eser, 1625

Benzer eserlerle karşılaştır

Yukarıdaki eserlerden birini seçin: bu eserle ortak olan iki özelliği ve farklı olan bir özelliği belirtin.

Bu eserin yanına yakışacak diğer çalışmalar: artsdot.com/tr/art/similar/paulus-moreelse-vertumnus-ve-pomona-8Y3DYA-tr/

Renkler

Görüntüden ölçülmüştür

    Ana renk

    Siyah #130d0e

    Kataloglanmış palet

    • #130D0E
    • #9C7855
    • #4E362E
    • #E2CA9C
    Palet
    Toprak tonları Görseldeki baskın renk ailesi.
    Ana renk adı
    Siyah
    Yoğunluk
    Dengeli Tek bir mat tondan birçok parlak tona kadar, renklerin ne kadar doygun ve çeşitli olduğudur.
    Kontrast
    Beyan Renklerin resim boyunca ışıklık ve doygunluk açısından ne kadar farklılık gösterdiği.
    Uyum
    Dengeli Uyum Renklerin birbiriyle uyumu; zıtlıktan tam bir bütünlüğe kadar.
    Parlaklık
    Derin gölge Resmin derin gölgelerden parlak ışıklara kadar genel olarak ne kadar açık veya koyu göründüğü.
    Doygunluk
    Hafif Renk Tonları Griye yakın tonlardan tamamen canlı renklere kadar, renklerin ne kadar saf ve güçlü olduğu.

    Bu sanat eseri hakkında

    Vertumnus ve Pomona — Paulus Moreelse

    Paulus Moreelse’ın Vertumnus ve Pomona Tablosu Hakkında Derin Bir Bakış

    Paulus Moreelse (1571-1638), Hollandalı bir portre ustası ve mimardı. Daha çok Mannerist tarzıyla bilinir ve mitolojik konuları, pastoral sahneleri işlerdi. Özellikle Diana ve Callisto eserleriyle tanınır. Ancak Vertumnus ve Pomona tablosu da onun yaratıcılığının en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilir. Bu eser, İtalyan Rönesansı’nın etkisini taşıyan Avrupa sanatına özgün bir katkı sunmaktadır.

    Tablonun Hikayesi ve Tarihi Bağlamı

    Vertumnus ve Pomona tablosu, Roma edebiyatında önemli bir yere sahip olan Ovidius’un Metamorfozlarından esinlenerek yaratılmıştır. Ovidius’un ünlü şiiri, deniz tanrısı Neptün’ün genç bir kızla evlendiğini ve daha sonra onu güzel bir meyva ağacıyla değiştirdiğini anlatır. Bu hikaye, doğanın gücü ve dönüşüm temasını işleyen klasik bir anlatıdır. Moreelse ise bu mitolojik öyküyü Hollandalı pastoral yaşamının huzurlu güzelliğiyle birleştirerek etkileyici bir görsel deneyim sunmaktadır. Tablo 1625-1630 yılları arasında tamamlanmıştır ve Boijmans Van Beuningen Müzesi’nde bulunmaktadır.

    Sanatsal Tarzı ve Teknik Özellikleri

    Moreelse’in Vertumnus ve Pomona tablosu Mannerist tarzıyla karakterizedir. Bu stil, gerçekçiliği aşarak duygusal ifadeyi ön plana çıkarmayı hedefler. Tablonun teknik özellikleri ise dikkat çekicidir: Yağlı boya tekniği kullanılmıştır ve canlı renklerle dolu bir manzara tasvir edilmiştir. Özellikle ağaçların detaylı çizimi ve güneş ışığının doğal etkisi, eserin atmosferik yoğunluğunu artırmaktadır. Sanatçı, ışık ve gölge oyunlarıyla insan figürlerini vurgulayarak izleyicinin gözünü cezbeder. Bu yaklaşım Caravaggio gibi diğer Rönesans ustalarının eserlerinde sıkça görülür ve sanat tarihine önemli bir katkı sağlamıştır.

    Tablonun Sembolizmi ve Duygusal Etkisi

    Vertumnus ve Pomona tablosunun sembolizmi oldukça derinlemesine analiz edilmiştir. Pomona meyva ağacı tanrıçasıdır ve bolluk, bereket ve doğal yaşamın güzelliğini temsil eder. Vertumnus ise deniz tanrısıdır ve dönüşüm gücünü simgeler. Tabloda iki kadın figürü bir arada gösterilmiştir; genç bir kadın ve daha yaşlı bir kadındır. Bu kadınların bakışları ve hareketi, izleyicinin duygusal dünyasına hitap eder ve huzur dolu bir pastoral yaşamın estetikasını yansıtır. Moreelse’in eserinde ışık ve gölge kullanımıyla yaratılan dramatik atmosfer, sanatseverlerin gönlünde unutulmaz bir iz bırakmaktadır. Bu tablo sadece güzel bir manzara değil aynı zamanda klasik edebiyatın temel temaslarından biri olan dönüşüm fikrini görsel olarak anlatır.

    Sanatçı ve müze

    Sanatçı

    Paulus Moreelse

    Doğum yeri Utrecht, Hollanda

    Michelangelo Merisi da Caravaggio: Işık ve Gölgenin Devrimcisi

    Michelangelo Merisi, daha çok Caravaggio olarak bilinen isim, sanat tarihinin en gizemli ve etkileyici figürlerinden biri olmaya devam ediyor. 1571 civarında Milano'da doğan hayatı, dramatik olayların bir fırtınası gibiydi; öfkeli bir mizaç, hem deha hem de kanla yoğrulmuş fırça darbeleri ve yüzyıllar sonra bile izleyicileri büyülemeye devam eden bir miras. Lombardiya'nın nispeten belirsiz bir ressamından Roma'da tanınmış bir ustaya uzanan yolculuğu; onun ham yeteneğinin, cesur tekniklerinin ve Batı sanatının akışında bıraktığı derin izlerin bir kanıtıdır. Caravaggio'nun hikayesi sadece sanatsal bir başarı öyküsü değil; skandallar, şiddet ve nihayetinde bitmek bilmeyen bir hayranlıkla örülmüş bir destandır.

    İlk Yıllar ve Eğitim: Milano ve Yeniliğin Tohumları

    Caravaggio'nun erken yaşamı bazı gizemlerle örtülü kalsa da, Lombardiya'nın güçlü Sforza ve Colonna aileleriyle bağlantılı bir ailede doğduğunu biliyoruz. Babası Fermo Merisi, Caravaggio Markizi için bir ev yöneticisi olarak çalışıyordu; annesi Lucia Aratori ise aynı bölgeden varlıklı bir aileye mensuptu. Milano'da Titian'ın takipçilerinden Simone Peterzano'nun yanında çıraklık yaparak dört yıl boyunca yeteneklerini geliştirdi. Bu dönem onu, zarafet, denge ve idealize edilmiş formlara odaklanan dönemin hakim sanatsal gelenekleriyle tanıştırdı. Ancak daha bu erken aşamada bile Caravaggio, yerleşik normlardan sapma isteği göstererek, yakında eserlerini tanımlayacak olan devrimci yaklaşımının sinyallerini veriyordu. Milano'daki formative yıllarında gördüğü Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği tablosunun etkisi, daha sonraki dramatik kompozisyonlarını ve yenilikçi perspektif kullanımını şekillendiren temel faktörlerden biri olarak kabul edilir.

    Roma: Yetenek ve Çalkantı Potası

    1592 yılında Caravaggio, belirsiz "kavgalardan" kaçmak amacıyla Milano'dan Roma'ya sığındı ve şehrin canlı sanat ortamına adım attı. Kısa sürede, Papa VIII. Clement tarafından görevlendirilen başarılı bir ressam olan Giuseppe Cesari'nin atölyesinde asistan olarak çalışmaya başladı. Bu dönem ağır işçilik ve sınırlı tanınmayla geçse de, ona paha biçilemez deneyimler kazandırdı ve nüfuzlu hamilere erişim sağladı. En önemlisi, kendi tarzını denemeye başladı; Kertenkele Tarafından Isırılan Çocuk (yaklaşık 1594) gibi eserleri, ışık ve karanlık arasındaki dramatik kontrast olan tenebrism tekniğindeki ustalaşmasını ve sıradan insanları olağanüstü durumlarda betimleme tutkusunu sergiledi. Bu durum, Rönesans sanatının hakim olduğu idealize edilmiş figürlerden kesin bir kopuşu simgeliyordu; zira Caravaggio, kaba hatlara ve işlenmemiş görünümlere sahip modelleri bilinçli olarak seçerek onlara eşsiz bir anlıklık ve gerçeklik duygusu katıyordu.

    Devrimci Teknik: Tenebrism ve Doğalcı Detaylar

    Caravaggio'nun sanatsal yenilikleri, konu seçiminin ve modelleme tekniklerinin çok ötesine uzanıyordu. Işık ve gölgenin manipülasyonu olan chiaroscuro üzerindeki ustalığı tamamen dönüştürücüydü. Karanlık gölgelerin sahneye hakim olduğu, figürlerin neredeyse tam bir karanlığa gömüldüğü, ancak kilit unsurların yoğun ışık havuzlarıyla vurgulandığı tenebrism tekrafını kullandı. Bu, duygusal etkiyi artıran ve izleyicinin gözünü kompozisyon içindeki belirli noktalara çeken dramatik, teatral bir etki yarattı. Dahası, Caravaggio kumaş dokularından yüzdeki kırışıklıklara, metalin parıltısına kadar detayları şaşırtıcı bir doğrulukla titizlikle gözlemledi ve aktardı. Genellikle ön çizimler yapmadan doğrudan tuval üzerine boyama yaparak, spontane ve son derece kişisel bir yaklaşım sergiledi. Bu teknik, canlı modeller kullanmasıyla birleştiğinde, sanki insan deneyiminin uçucu anlarını yakalıyormuş gibi hissettiren, inanılmaz derecede canlı ve gerçekçi tablolar ortaya çıkardı.

    Son Yıllar ve Miras: Skandal, Sürgün ve Kalıcı Etki

    Caravaggio'nun hayatı, 1606 yılında bir gencin ölümüyle sonuçlanan şiddetli bir kavgaya karışmasıyla karanlık bir döneme girdi. Adaletle yüzleşmek yerine Roma'dan kaçarak Napoli, Malta ve Sicilya üzerinden yolculuk yaptı. Malta'da, fevri mizacı başka bir çatışmaya yol açtı ve bu durum St. John Şövalyeleri'nden kovulmasıyla sonuçlandı. Nihayetinde Napoli'ye döndü ancak burada bir kavga sırasında ölümcül şekilde yaralandı. 1610 yılında Toskana, Porto Ercole'de hayata gözlerini yuman Caravaggio, geride nispeten küçük bir eser külliyatı ama sonraki nesil sanatçılar üzerinde ölçülemez bir etki bıraktı. Onun etkisi; dramatik ışıklandırmasını, figürlerin gerçekçi tasvirini ve yenilikçi kompozisyon yaklaşımını benimseyen Rembrandt, Velázquez, Géricault ve sayısız başka sanatçının eserlerinde görülebilir. Caravaggio'nun mirası resmin ötesine geçer; sanatçıların temsile yaklaşım biçimini temelden değiştirerek odağı idealize edilmiş güzellikten, insan deneyiminin ham gerçeklerine kaydırmıştır—bu değişim bugün bile izleyicilerde yankılanmaya devam etmektedir. Tabloları, dram, duygu ve zamansız bir geçerlilik duygusu uyandırarak son derece güçlü kalmaya devam ediyor.

    Müze

    Museum Boijmans Van Beuningen

    Sergilenen yer Rotterdam, Hollanda

    Bağışçıların Mirasıyla Şekillenen Bir Efsane: Hollanda Sanat Mirasının Kalbi

    Rotterdam’ın canlı Museumparkı'nın kucağında yer alan Museum Boijmans Van Beuningen, bir sanat deposundan çok daha fazlasıdır; o, Hollanda sanatsal evriminin yaşayan bir günlüğü, yüzyıllara yayılan sanat hamiliğinin ve vizyoner koleksiyonculuğun bir kanıtıdır. 1849 yılında Frans Jacob Otto Boijması'nın cömert vasiyetiyle temelleri atılan ve ardından 1958 yılında Daniël George van Beuningen'in önemli katkılarıyla zenginleşen bu kurum, aslında kişisel bir koleksiyon olarak, yani güzelliğin tutkulu bir arayışı olarak yola çıkmış ve kısa sürede Avrupa'nın en önemli sanat müzelerinden birine dönüşmüştür. Bu hikaye sadece şaheserleri biriktirmekle ilgili değildir; Boijmans'ın bizzat başlattığı ve nesiller boyu devam ettirdiği sanatsal çabaya duyulan sarsılmaz bağlılığın bir mirasıdır. Müzenin mimarisi bile bu bağlılığı yansıtır; 1935 yılında parlak zekasıyla Alexander Van der Steur tarafından tasarlanan bina, sanatın hizmetinde olma felsefesini somutlaştırır. Ziyaretçinin yorgunluğunu en aza indiren ve her bir eserin etkisini en üst düzeye çıkaran ince tasarım tercihleriyle, izleyicinin odağının tamamen içerideki sanatta kalmasını sağlayan nazik seviye değişimleri ve göze batmayan merdivenler dikkat çeker.

    Frans Jacob Otto Boijmans:

    İlk koleksiyonuyla müzenin kapsamı ve derinliği için temel oluşturan öncü bir koleksiyoner.

    Daniël George van Beuningen:

    1958 yılındaki dönüştürücü bağışı, müzenin önde gelen bir kültürel kurum olarak konumunu sağlamlaştırmış, büyümesini ve güncelliğini korumasını teminat altına almıştır.

    Alexander Van der Steur’un Tasarımı:

    Gösterişli bir ihtişam yerine sanat eserinin deneyimine öncelik veren, işlevsel mimarinin bir şaheseri.

    Sanatsal Seslerin Kaleydoskopu: Müzenin Olağanüstü Koleksiyonu

    Boijmans Van Beuningen, orta çağ dini ikonografisinin ruhani coşkusundan Sürrealizm'in çığır açan keşiflerine kadar uzanan, büyüleyici bir sanat üslubu ve dönem yelpazesine sahip muazzam bir genişlik sunar. Duvarları arasında Rembrandt ve Rubens'in şaheserleri yankılanır; onların dramatik ışık oyunları ve ustalıklı fırça darbaları, ziyaretçileri İncil'den sahneler ve görkemli saray yaşamıyla büyülemeye devam eder. Monet'nin ışık ve suyun zarif tasvirlerinde onun etkisi her nefeste hissedilirken, Picasso'nun canlı Kübist çalışmaları form ve mekan algımıza meydan okur. Rodin ve Brancusi'nin heykelleri, dinamik formlarıyla insanlık durumuna dair güçlü tanıklıklar sunarak düşünceye davet eder. Ancak belki de en dikkat çekici olanı, müzenin koleksiyonunda yer alan Peter Paul Rubens'e ait o muazzkl seridir; özellikle de ilk sergilendiğinde izleyicileri büyüleyen ve bugün hala hayranlık uyandıran anıtsal ‘Achilles serisi’. Bu ikonik figürlerin ötesinde, Boijmans Van Beuningen'in envanteri, Asya'dan seramikler, Güney Amerika'dan tekstiller ve çeşitli Avrupa uluslarının işçiliğini sergileyen mobilyalar gibi farklı kültürel gelenekleri yansıtan dekoratif sanatları da kapsar.

    Öne Çıkanlar Arasında Şunlar Yer Almaktadır:

    Rembrandt'ın "Müsrif Oğul'un Dönüşü" eseri

    Rubens’in “Achilles serisi”

    Monet’nin “İzlenim: Gün Doğumu” tablosu

    Picasso’nun Kübist çalışmaları

    Rodin ve Brancusi heykelleri

    Koruma Sanatında Yenilik: Boijmans Depoları

    Tek bir fiziksel alanın sınırlarını fark eden Museum Boijmans Van Beuningen, yenilikçi bir çözüm yoluna gitmiştir: Depot Boijmans Van Beuningen'in yaratılması. 2021 yılında açılan bu geniş ve mimari açıdan çarpıcı yapı, halka açık bir sanat deposu olarak hizmet vermekte; müze koleksiyonunun büyük bir kısmının güvenle saklandığı, araştırmacılar, sanatçılar ve genel izleyici için erişilebilir olduğu bir yer niteliği taşımaktadır. MVRDV tarafından tasarlanan Depot Boijmans Van Beuningen, sadece bir depo değil, koruma biliminin süreçlerini gizemden arındıran sürükleyici bir deneyimdir. Ziyaretçiler, sanat eserlerinin nasıl ele alındığına, korunduğuna ve incelendiğine bizzat tanıklık ederek kültürel mirası korumanın karmaşıklığına dair daha derin bir takdir kazanırlar. Binanın kendisi, yansıtıcı plakalarıyla aynalı bir manzara yaratan bir mühendislik harikasıdır; bu yapı çevredeki ortama eşsiz bir perspektif sunarak tefekküre davet eder. Dahası, Depot Boijolen Van Beuningen, dönemsel sergiler ve eğitim programları aracılığıyla geçmiş ile bugün arasında aktif bir diyalog kurarak, müzenin sanatsal anlayışı şekillendirmede ve gelecek nesillere ilham vermede hayati bir güç olarak kalmasını sağlar.

    Çağdaş Etkileşim ve Gelecek Ufukları

    Son yıllar, Museum Boijmans Van Beuningen'de çağdaş sanatla kurulan bağın yeniden canlanmasına tanıklık etmiştir. “Sürrealizmin Ötesinde” gibi sergiler, dünyanın dört bir yanından sanatçılarla yapılan iş birliklerini sergileyerek müzenin yenilik ve kültürlerarası diyalog için bir katalizör olma rolünü pekiştirmektedir. Ana binanın devam eden restorasyonu —2030 yılında yeniden açılması planlanan bir proje— müzenin mirasını korurken ziyaretçi deneyimini daha da ileriye taşımayı vaat etmektedir. Deney yapma ve erişilebilirlik ruhu, Depot Boijmans Van Beuningen'de de devam ederek sanatın korunmasına dair eşsiz bir içgörü sunmakta ve kültürel mirasa duyulan derin saygıyı beslemektedir. Rotterdam canlı sanat manzarasasını kutlarken, Museum Boijmans Van Beuningen sanatın herkese ait olduğu inancında sarsılmaz kalmaya, merak uyandırmaya ve dünyayı algılayışımızı şekillendirmeye devam etmektedir.

    Ek Kaynaklar

    Resmi Web Sitesi:

    Museum Boijmans Van Beuningen

    Wikipedia Maddesi:

    Museum Boijmans Van Beuningen - Wikipedia

    Depot Museum Boijmans Van Beuningen:

    Depot Museum Boijmans Van Beuningen - Wikipedia

    Rotterdam:

    Rotterdam - Wikipedia

    Daha fazla okuma için

    Çevrim içi bulun

    Vertumnus ve Pomona için indirme sayfasına yönlendiren QR kodu

    artsdot.com/tr/art/download/paulus-moreelse-vertumnus-ve-pomona-8Y3DYA-tr/

    Bu esere atıfta bulunun

    MLA
    Moreelse, Paulus. Vertumnus ve Pomona. 1625, Museum Boijmans Van Beuningen. https://artsdot.com/tr/art/paulus-moreelse-vertumnus-ve-pomona-8Y3DYA-tr/
    APA
    Moreelse, Paulus (1625). Vertumnus ve Pomona [Painting]. Museum Boijmans Van Beuningen. https://artsdot.com/tr/art/paulus-moreelse-vertumnus-ve-pomona-8Y3DYA-tr/
    Chicago
    Paulus Moreelse. Vertumnus ve Pomona. 1625. Museum Boijmans Van Beuningen. https://artsdot.com/tr/art/paulus-moreelse-vertumnus-ve-pomona-8Y3DYA-tr/
    Harvard
    Moreelse, Paulus (1625) Vertumnus ve Pomona. Museum Boijmans Van Beuningen. Available at: https://artsdot.com/tr/art/paulus-moreelse-vertumnus-ve-pomona-8Y3DYA-tr/

    Yakından inceleyin

    Vertumnus ve Pomona — Paulus Moreelse

    Yakından İnceleyin

    Kendi kelimelerinizle yanıtlayın. Burada yanlış cevap yoktur — sadece açıklayabileceğiniz cevaplar vardır.

    1. İlk olarak gözünüze ne çarpıyor ve neden?
    2. Hangi renkler veya şekiller bu ruh halini oluşturuyor — peki ya bu ruh hali nedir?
    3. Kataloğumuz bu eseri şu başlıklar altında sınıflandırıyor: mythology, fruitfulness, landscape. Katılıyor musunuz? Neleri ekler veya çıkarırdınız?
    4. Bu kılavuzun başlarında yer alan Venus and Cupid (1617) eserine tekrar göz atın. Bu eserle paylaştığı iki özelliği ve farklı olan bir özelliği belirtin.
    5. Paulus Moreelse bu eser yapıldığında yaklaşık 54 yaşındaydı. Eserde, sanatçının o dönemdeki çalışmalarını andıran neler var?

    Yanıtınız

    Bu sanat eseri hakkında kısa bir paragraf yazın. Bu kılavuzun önceki bölümlerindeki gerçeklerden ve yukarıdaki yanıtlarınızdan yararlanın.

    Sanat testi

    Vertumnus ve Pomona — Paulus Moreelse

    Bu sanat eserini ne kadar iyi tanıyorsunuz?

    Aşağıdaki 5 sorunun her biri için bir cevap işaretleyin. Her sorunun tam olarak bir doğru cevabı vardır.

    1. 1. Paulus Moreelse’ın Vertumnus ve Pomona adlı eserinde hangi sanatçı üslubu öne çıkmaktadır?

      • A İtalyan Rönesansı
      • B Hollandalı Mannerizm
      • C Germen Barok Üslubu
    2. 2. Eserin temel temasını oluşturmakta olan Ovid’in Metamorfozlarından hangi hikaye anlatılmaktadır?

      • A İnsanların Tanrılarına Şiir Yazması
      • B Pomona ve Vertumnus Arasındaki İlgili İlişki
      • C Roma İmparatorluğu'nun Kuruluşu Üzerindeki Bir Dönüşüm Hikayesi
    3. 3. Eserde kullanılan teknik olarak hangi yöntemden bahsedilmektedir?

      • A Fresko Tekniği
      • B Yağlı Tuval Üslubu
      • C Dekoratif Taş İşçiliği
    4. 4. Eserin arka planında hangi doğal ortamın etkisi görülmektedir?

      • A Şehir Manzarası
      • B Ormanlık Alanı
      • C Deniz Kenarı
    5. 5. Eserde iki kadın figürü temsil etmektedir. Bu kadınlardan biri daha genç olan diğer ise daha yaşlıdır. Bu iki kadının arasındaki etkileşim hangi konuda yoğunlaşmaktadır?

      • A Bir aşk hikayesi anlatılmaktadır.
      • B Ürünlerin ve meyvelerin değerlendirilmesi yapılmaktadır.
      • C Günlük yaşamın basit güzelliği vurgulanmaktadır.

    Puanım: 5 üzerinden ____

    Cevap anahtarı — öğretmenler için

    Bu bölüm yeni bir sayfa olarak yazdırılmaktadır, bu nedenle kopyalara dahil edilmeden bırakılabilir.

    1A · 2A · 3A · 4A · 5B